“`html
Pilot Krizi ve Hava Yolculuğundaki Zorluklar
Hava yolculuğu artık geçmişteki kadar sorunsuz değil. Uzun güvenlik kontrolleri, havaalanı check-in sistemlerine yönelik siber saldırılar, grevler, kaybolan bagajlar ve iptaller derken, küresel ölçekte bir pilot sıkıntısı da gündemde. Havayolu şirketleri, bu sorunların etkilerini giderek daha fazla hissetmeye başladı.
Covid-19 pandemisi sırasında birçok ülkede pilot eğitimleri duraklama dönemine girdi. Şirketler, pandeminin seyahat endüstrisi üzerindeki etkilerini değerlendirirken, eğitimler de aksadı. Şimdi hava trafiği yeniden canlanmaya başladığında bu birikmenin üstesinden gelmek, eğitim kurumları için zor bir süreç haline geliyor.

Pilotların iş fırsatları, bazı maliyetler ve zamana rağmen daha olumlu bir hâle geldi. Fotoğraf: Unai Huizi/imagebroker/IMAGO
Pandemi sürecinde birçok kıdemli pilotun beklenmedik bir şekilde emekli olması ve Amerika’da daha fazla pilotun mesleği bırakmaya yönelmesi dikkat çekici bir durum. Bu da havayollarını iki yönlü bir baskı altında bırakıyor: Hem mezuniyetle boşalan pozisyonları doldurmak hem de artan seyahat taleplerini karşılamak için yeni pilotlar bulmalılar.
Gereken Pilot Sayısı Nedir?
Almanya’daki Worms Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden havayolu ve havalimanı yönetimi uzmanı Christoph Klingenberg’e göre, hava yolculuğundaki mevcut büyüme birçok havayolu için beklenmedik bir durum oldu.
Klingenberg, DW’ye yaptığı açıklamada, pilot yetiştirmenin birkaç yıl sürdüğüne ve bu nedenle pazarın normale dönmesinin de uzun zaman alacağına dikkat çekti. Ayrıca, gereken pilot sayısının değişkenlik gösterdiğini belirtmekte fayda var.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’na göre, önümüzdeki on yıl boyunca yalnızca ABD’de her yıl yaklaşık 18,200 havayolu ve ticari pilot iş olacağı öngörülüyor. Bu durum, ABD merkezli toplam 180.000’den fazla yeni pilot pozisyonu anlamına geliyor.
Boeing ise, dünya genelinde 2044 yılına kadar 660.000 yeni ticari pilota ihtiyaç olacağını tahmin ediyor.
Pilot Olmanın Maliyeti Yüksek
Boeing raporuna göre, “Bugün eğitimine başlayan pilot adayları mezun olduklarında ortaya çıkacak fırsatlardan yararlanmak için iyi bir konumda olacaklar.” Ancak, bu yüksek talebi karşılayabilmek için, pilot adaylarının “uygun fiyatlı ve erişilebilir eğitime” erişim sağlaması şart.
Deneyimli pilotlar yüksek gelir elde edebilirken, kokpite giden yol ise genellikle uzun ve maliyetli bir süreç. ABD’de, uçuş eğitiminin maliyeti 100.000 doların (yaklaşık 85.000 Euro) üzerini bulabiliyor. Bu da birçok kişiyi havacılık kariyeri hayalinden vazgeçirme potansiyeli taşıyor.

Özel uçaklarıyla düğün konseptine giden CDU Başkanı Friedrich Merz ve eşi. Fotoğraf: Axel Heimken/dpa/picture alliance
ABD Federal Havacılık İdaresi, tarifeli yolcu taşımacılığı yapan tüm havayollarında ikinci pilotların ATP (Airline Transport Pilot) sertifikasına sahip olmasını zorunlu kılıyor. Bu sertifika için gereken 1,500 saatlik ek uçuş deneyimi ise mazun pilotların bir ila iki yılını alabiliyor.
Pilot Maaşları Yeterli mi?
Son dönemde pek çok büyük ve bölgesel havayolu, daha fazla başvuru almak ve mevcut pilotlarını tutmak amacıyla maaşlarını artırdı.
Nevada Üniversitesi, Las Vegas’ta ticari havacılık konusunda uzman profesör Dan Bubb, “Ticari havayolu pilotu işini cazip hâle getirmenin temel yolu maaş artışıdır,” diyor ve ekliyor: “Özellikle bölgesel havayollarında maaşlar yıllarca çok düşük seyretti.” Eski bir pilot olarak günümüzdeki maaşların “uzun zamandır gördüğü en yüksek seviyede” olduğunu vurguluyor.
Bazı havayolları, pilot alımında bonuslar ve ek avantajlar sunarken, diğerleri uçuş ekipleri için daha uygun çalışma saatleri belirliyor. Ancak bu ek maliyetler elbette bilet fiyatlarına yansıyor.
Lufthansa pilotları ise, emeklilik katkı payları ile ilgili yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından greve gitme kararı aldı. Grev tarihi henüz belirlenmese de, bu, 2022’den beri gerçekleşecek ilk Lufthansa pilot grevi olabilir.
Zorunlu Emeklilik Yaşı Ne Olmalı?
Yirmi yıl önce, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) belirlediği kurallara göre uluslararası havayolu pilotları 60 yaşında emekli olmaları gerekmekteydi. Ancak sağlık gelişmeleri sayesinde bu yaş sınırı 2006 yılında 65’e çıkarıldı.
Günümüzde pilot açığı ve sağlık seviyesi göz önünde bulundurularak, bu yaşın 67’ye yükseltilmesi öneriliyor. ABD Senatörü Ted Cruz, Başkan Donald Trump’a yazdığı bir mektupta zorunlu emeklilik yaşı üzerinde düzenleme yapılması çağrısında bulundu:
“Yaşla ilişkili uçuş deneyimi, uçuş güvenliğiyle önemli bir şekilde bağlantılıdır.” Cruz ayrıca “Keyfi bir emeklilik yaşı, havayolu maliyetlerini artırıyor! Ekonominin doğası gereği, arz azalırsa fiyatlar yükselir” diye eklemekte.
Ancak pilot sendikaları bu öneriyi reddediyor.
Dan Bubb, “Bilimsel kanıtlar, kaptanların 67 yaşında da tam kapasite ile görev alabileceğini göstermektedir,” ifadesini kullanıyor. Ancak ABD Federal Havacılık İdaresi, mevcut emeklilik yaşını korumaya devam ediyor.

Fotoğraf: Unai Huizi/imagebroker/IMAGO
Pilot Çekme Stratejileri
Klingenberg, yeni pilot akışını sağlamak ve mevcut pilotları elde tutmak için havayollarının alım politikalarını güçlendirmesi, eğitim kapasitesini artırması ve ticari havayollarından pilot transfer etmeyi düşünmeleri gerektiğini belirtmekte.
Klingenberg, emeklilik yaşının artırılmasının “doğru yönde bir adım” olduğunu savunuyor.
Bubb ise bazı havayollarının daha az uçuş saatine sahip pilotları işe alarak, büyük imza primleri ve bazı gereksinimlerin esnetilmesi yoluna gittiğini aktarıyor. Ancak bu pilotların da sıkı eğitimden geçmeleri ve yeterlilik sınavlarını başarıyla tamamlamaları şart.
Kokpite Daha Fazla Otomasyon Mu Geliyor?
Yapay zekâ (AI) veya otomasyon, pilot açığını kapatmak için birebir çözüm sunabilir mi?
Klingenberg, birçok sektörde AI uygulamaları hız kazanırken, havayollarının bu alanda geri planda kaldığını ve önümüzdeki yıllarda köklü değişikliklerin beklenmediğini belirtiyor.
Bubb, “Yapay zekanın hava yolculuğunu zaman ve yakıt açısından daha verimli hale getirmesi muhtemel, ama insanları tamamen ikame etmesi asla mümkün olmayacak” diyor ve AI’nın önemli bir rol üstleneceğini ancak pilotların yerini alamayacağını vurguluyor.
Pilot ihtiyacı, artan seyahat taleplerine göre şekilleniyor. Klingenberg, “2030’dan sonra olumlu bir gelişme bekliyorum; toparlanma süreci yaklaşık beş yıl sürecek,” şeklinde açıklamada bulunuyor.
Bubb ise pilot sıkıntısının “ılımlı düzeyde” kalacağı öngörüsünde bulunuyor ve bu durumu havayollarına, pilot sıkıntısıyla başa çıkma adına önceden plan yapma fırsatı sunduğunu ekliyor: “Pilot sorunu belirgin olduğunda tepkisel değil, proaktif olma şansına sahip olabilirler.”
“`

